İki toplantı ve tutumlar

Yazan

Ömür Yurtöze

12 Aralık

12 Aralık salı günü Ankara'da Kızılay civarında öğle saatlerinde başlayan ve üç saat süren çatışmanın kimleri nasıl etkilediğini izlemek ilginçti. Birkaç duyarlı girişimcinin ısrarlı çabası sonucu aynı gün saat 17'de TMMOB'da ÖDP, EMEP, HADEP, SİP, KESK, DİSK, Halkevleri, ÇHD, İHD Temsilcileri ile KESK’e bağlı sendikalardan Genel Merkez Yöneticileri ve üyelerin katıldığı bir toplantı organize edildi.

TMMOB Başkanı Kaya Güvenç gün içinde yaşanan gelişmeleri özetleyerek saat 18'den önce TMMOB’da basın toplantısı yapılması önerisinin değerlendirilmesini istedi. Her gün saat 18'de Yüksel Caddesinde basın açıklaması eylemini organize eden Emekçi İnisiyatifinden bir sözcü söz alarak, saat 18'de kitlenin Yüksel Caddesinde olacağını söyledi ve saldırıya yanıt verilmek isteniyorsa basın açıklamasının aynı yerde, kitle ile birlikte yapılmasını, ardından saldırıya uğrayan parti binalarının ziyaret edilmesini önerdi. KESK’e bağlı bazı sendika genel merkez yöneticilerinin bu öneriyi desteklemesi üzerine ÖDP adına Yıldırım Kaya ve İlhan Kamil Turan, EMEP adına Haydar Kaya, HADEP adına Veli Büyükşahin ile SİP, DİSK ve KESK temsilcileri ile bazı sendika yöneticileri, sırayla ve birbirini destekler tarzda özetle; “Sokağa çıkmanın provokasyon olduğunu, işçi ve emekçilerin yükselen mücadelesine hizmet etmeyeceğini, soğukkanlılığın korunması gerektiğini, aslında basın toplantısının dahi risk taşıdığını, Emekçi İnisiyatifinin de sorumlu davranarak Yüksel Caddesindeki basın açıklamasını iptal etmesini, sokağı zorlamanın provakasyonlara hizmet edeceğini” dile getirdiler.

Parti, sendika ve DKÖ temsilcileri TMMOB binasında basının ilgi göstermediği basın toplantısını yaparken, tüm öğleden sonra yaşanan çatışmadan sonra, Yüksel Caddesindeki anıt önünde eylem yaklaşık bin kişinin katılımıyla başladı. Bu sayı, önceki günlerden az değil, hatta fazlaydı. Konuşmaların ardından saldırıya uğrayan ÖDP ve TSİP binalarına yürüyen eylemciler, aynı binadaki Pir Sultan Abdal Derneğine sığınan ölüm orucu direnişçisi iki anayı, barınmalarını sağlamak üzere alarak SİP Genel Merkez binasına yürüyüşe geçti. Ancak binadaki SİP yöneticileri, güvenliklerini sağlayamayacaklarını söyleyerek, anaları kabul etmedi. Bu tutumu protesto eden sloganlardan sonra yürüyüşçüler TMMOB binasına yöneldi.

19 Aralık

12 Aralık'ta TMMOB'da yapılan toplantıya katılan kuruluş temsilcileri, platformun soruna yaklaşımını soldan eleştirerek platformdan çekilen SİP ile devletin operasyonunu desteklediğini ifade eden DİSK temsilcisi Enver Öktem dışında, 19 Aralık'ta aynı yerde tekrar toplanıyor.

Hazırlanan basın bildirisi okunduktan sonra ÖDP temsilcisi Yıldırım Kaya şu değerlendirmeyi yapıyor: "İl ve ilçe örgütlerimizi kontrol etmekte zorlanıyoruz; genel merkezimizi bir şeyler yapalım diye sıkıştırıyorlar. Taşra birimleri olan örgütler yerellikleri uyarsın, sokağa çıkılmaması sağlansın. Sokağa çıkmak çok tehlikeli. Sağduyuyu hakim kılmak için bize yardımcı olun."

Basın toplantısının sona erdiği bildirilerek dağılmak üzere olan toplulukta bulunan KESK'e bağlı bazı sendikaların genel merkez yöneticileri, bununla yetinilmemesi gerektiğini söyleyerek, bir şeyler yapılması üzerinde durulmasını öneriyorlar. ÖDP, EMEP, HADEP temsilcileri, sokağa çıkmanın provokasyona hizmet edeceğini vurgulayarak bu öneriyi tartışmayı reddediyor. Bunun üzerine, KESK'e bağlı sendikalardan birinin genel merkez yöneticisi, siyasi parti temsilcilerine, 18 Aralık'ta yaptıkları açıklamayı ve tutsaklara verdikleri güvenceyi hatırlatıyor. (Bu tarihi açıklamaya, "Ne dediler?" başlığı altındaki yazıda yer verildi - T ve P) Yönetici, partilerin hiç değilse, söz konusu açıklamadaki vaadin yerine getirilmesi için harekete geçilmesinin aciliyetinde ısrar ediyor. Bunun üzerine çileden çıkan parti temsilcileri, sağduyuyu salonda da tesis etmenin önemini idrak etmenin enerjisiyle, kendilerinin muhatabının KESK yönetimi olduğunu, dolayısıyla KESK temsilcisinin konuşması gerektiğini talep ediyorlar. O ana dek hiç söz almamış olan KESK temsilcisi Hasan Hayır, eylem öneren sendika yöneticisini "terbiyesizlik"le itham ediyor ve kendisinin olduğu yerde bağlı sendika yöneticilerinin söz hakkı olmadığını hatırlatarak, toplantının bu haliyle bitirilmesini öneriyor. Toplantı bu haliyle sona eriyor ve söz konusu bileşim bir daha bir araya gelmemek üzere dağılıyor.

Okunma 8153 kez

Son ekleyen Ömür Yurtöze

Yorum yapın

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuzdan emin olun. HTML kodları kullanılamaz.