Çarşamba, 21 Haziran 2017 21:04

Grup henüz kendisine bir isim vermemişken “Baader-Meinhof” olarak damgalandı. Silahlı mücadelenin bağlamı ve politik arka planıyla ilgisi olamayan bir mit inşa edilmeye başlandı...

Pazar, 28 May 2017 00:17

Emperyalistler kanlı geçmiş ve bugününü aklamak, ezilen halkların kurtuluş hareketlerini itibarsızlaştırmak için kendilerine göre bir ''gerçeklik'' uydurarak tarih yazarlar. Bu ''gerçeklikte'' emperyalist; vahşi barbarı ''uygarlaştıran'', bulunduğu alanda düzeni ve ilerlemeyi sağlayan, zorunlu olmadıkça katliam yapmayan, eğer katliam yapmışsa da ilkel halkların barbarlığının sonucu olarak yapan “medeni”dir.

Pazar, 28 May 2017 00:15

Politika her zaman bahis konusu üç bileşenin birbirine eklemlenmesiyle ulaşılmaya çalışılan hedeflerden meydana gelir. Böylece ‒geniş anlamıyla‒ modern dünyada faşist, muhafazakâr, reformist ve komünist olmak üzere dört temel politik yönelim olduğunu görebiliyoruz.

Pazar, 28 May 2017 00:12

“Bir zincirin kuvveti zayıf halkası kadardır” ve bugün Türkiye Cumhuriyeti, Tayyip Erdoğan adında somutlanan zayıf halkaya asılı duruyor. Zayıf halkanın kopma emareleri de çoğalıyor.

Pazar, 28 May 2017 00:09

Kürdistan Hareketi, düzenin “evetçi” ve “hayırcı” güçlerinin karşı tarafı kötülemek için başvurduğu bir silah / şeytan konumunda olacak denli düzen-dışıdır. Her bir kesim, Kandil’in öteki tarafı desteklediğini ileri sürerek gericilik yarışı yapmaktadır.

Pazar, 28 May 2017 00:01

Teori ve Politika adlı yel değirmenine, adı “Marksist-Leninist” olan bir örgütten düşen, düşmekte olan, düşeyazan kaçıncı Donkişot’un öttürdüğü kaçıncı savaş borusu bu yarabbi! Bunlar için Teori ve Politika neden bir takıntı haline geliyor?

Cumartesi, 27 May 2017 23:58

Başta KHK ile işlerine son verilenler olmak üzere, geniş bir akademisyen topluluğunun işten atılan arkadaşlarına sahip çıkması ve atılanların odalarını terk etmeyecekleri ilanı, Türkiye’de muhalefet hareketinin götürücüsü olmaya aday son derece gözüpek bir karardır. 

Cumartesi, 07 Ocak 2017 18:41

... Tayyip devleti şu halde geçmiş politikalarından -özellikle asıl kritik etki olarak yaşadıklarından emin olduğu dış siyasette- esneme gibi duran her adımında aslında esneyememenin köşeli zıt hattına doğru itilmektedir. Çubuğun yerini değiştirmek onu esnek kılmaz!

Salı, 20 Aralık 2016 14:13

...Siyaset denilen akıl ve özne işi faaliyeti yok eder anında. Akıl ve bilinç ile silah bir arada duramaz. Ya biri, ya öteki! Silah çıkagelince siyaset zail olur. Siyaset öyle her iklimde yeşermeyen nazlı bir bitkidir. Silah sesleri ürkütür siyasal özneyi…

Cuma, 18 Kasım 2016 13:17

... İçinde bulundukları zamanın üzerinden atlayarak, ya geçmişe dönüyor ve atalarının varsaydıkları koşullarında ışıklar yüzyılında yaşamak istiyorlar ya da torunlarının hayal ettikleri koşullarında yani aydınlık yarınlarda... Ama kesinlikle içinde oldukları karanlık dönemde yaşamak istemiyorlar, bizzat kendi bedenlerinin oluşturduğu engeli özgür bilinçleri ile aşmaya gayret ediyorlar.

Cumartesi, 12 Kasım 2016 23:31

Pek çok kişi henüz farkında olmayabilir ama ABD’nin gelecek başkanı olarak Donald Trump’ı seçmesi –ve Hillary Clinton’ı reddetmesi- ile Çarşamba günü dünya rahat bir nefes aldı.

Perşembe, 29 Eylül 2016 23:04

Kayyum meselesini kadın kimliğine sıkıştırmak Kürdistan’ın çok boyutlu engin gerçeğinin görülmesini engeller. Kürdistan’ın engin gerçeği Kürt devrimci kadınlarının mücadelesini de içermektedir elbette. 

Çarşamba, 28 Eylül 2016 14:03

Kimin Sünni sayılacağını belirlemek için Çeçenistan’da düzenlenen konferansa dâhil edilmeyişlerinin Suudilerde yarattığı infiali izlemek eğlenceli. Suudi Arabistan’da hâkim olan Sünni çıkışlı Vahabilik, İslam tarihinde öbür Müslümanları dinden çıkmış göstermekte başka hiçbir akımın yapmadığı kadar gayret göstermişti. Karşılaştıkları muameleyi hak ediyorlar. 

Salı, 20 Eylül 2016 12:31

Washington’un politika yapıcılarının gözünde PYD asla ilk müttefik tercihi olmamıştı: PYD-Washington ilişkisi, PYD’nin Esad rejimi dışında Suriye’de İslam Devleti’nin ilerleyişini durdurabilecek tek askerî güç olduğu gerçeğinden kaynaklanan, şartların zorladığı bir ittifak ilişkisi olmuştu.

Cuma, 16 Eylül 2016 01:18

Riyad’daki yeni yönetim dünya sistemiyle daha fazla bütünleşme uğruna eski dostlarını satmaya hazırlanıyor.

Pazar, 11 Eylül 2016 23:09

Patrick Cockburn, hareketin Kuzey Afrika’da tekrar yükseleceğini, Türkiye’nin sınırdan silah geçişine göz yumduğunu ve Cerablus’ta hâlâ IŞİD savaşçılarının varlığını iddia eden IŞİD militanıyla röportaj yaptı.

Salı, 06 Eylül 2016 15:11

Kemalizmin eleştirisi ve Kemalizme karşı yıpratma savaşı Türkiye Marksizmiyle başlamıştır. İkinci ve yıkıcı eleştiri Kürdistan Hareketinin silahlı eleştirisidir. Kemalizm, baştan beri ama 30 yıldır kesintisizce Kürdistan Hareketi duvarına çarpmaktadır.

Cumartesi, 03 Eylül 2016 21:20

Devlet bir patlamayla dağılmamış, adeta içi –bir devletin içi olarak tüm kurumsal alan– boşalmış ve en son taşıyıcı direğin çatırtı ile yıkılmasıyla içine göçmüştür. Ezenler cenahı bu çöküşü varlığını devlete bağlamış kesimlerin seferberliği aracılığıyla bir güç gösterisi; ama daha belirgin olarak derlenen tüm devletli kanatların birliği üzerinden bir konsolidasyon manzarası ile yaşıyor.

Cuma, 22 Temmuz 2016 18:12

Türkiye, 15 Temmuz’u 16’sına bağlayan geceden itibaren, en erken kalkan askerin darbe yapmaya kalkışmasından değil, nesnel ve kurumsal bütün koşulları hazır olduğu halde, rejim içi de olsa bir türlü esaslı bir dönüşüm yaşayamamasından dolayı açık şekilde bir muz cumhuriyetidir.

Pazartesi, 18 Temmuz 2016 14:35

Türkiye sol ve devrimci hareketinin çeşitli bileşenlerinin hemen hemen hepsi 15-16 Temmuz darbe girişimini, “Her ikisi de kahrolsun! ” biçiminde özetlenecek bir tarzda değerlendirdi. Birkaç örnek üzerinde duralım.

Salı, 12 Temmuz 2016 22:23

Macaristan’da iş başındaki “milliyetçi muhafazakâr” hükümetin, ülkenin (reel) sosyalist geçmişini silme kampanyası kapsamında ünlü düşünürün Budapeşte’deki arşivini kapatmaya hazırlandığı bildiriliyor.

Pazartesi, 11 Temmuz 2016 00:57

TC ve İsrail, Mavi Marmara baskınıyla tıkanan ilişkilerin önünün açılması için aylar öncesinden anlaşmışlardı. Ama anlaşma metni, 28 Haziran 2016 Saat 11.00'de Ankara’da Dışişleri Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu ve Tel Aviv'de İsrail Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreteri Dore Gold tarafından eşzamanlı olarak imzalandı. 

Pazar, 10 Temmuz 2016 02:53

Hedef kitlesinin gözünde sarsılan imajını ve azalan cazibesini düzeltmek amacıyla dikkatleri Irak ve Suriye’de uğradığı yenilgilerden uzaklaştırmak isteyen grubun dünya çapında saldırılarına hız vermesi bekleniyor

Salı, 28 Haziran 2016 12:23

Şu IŞİD nelere kadirmiş! Koca bir sol ve sosyalist dünyanın kendini hangi evrenin bileşeni gördüğünü açık etti. IŞİD sayesinde anlaşıldı; sol ve sosyalistlerin savunduğu, meğer kapitalist uygarlığın ideal değerleriymiş!

Salı, 07 Haziran 2016 23:43

Halkların kardeşliğine çağıran eski Marksist sloganlara sadakatinden ötürü aynı anda hem “Gereğinden fazla Kürt olmak” hem “Yeterince Kürt olmamak” ile suçlanan PYD güç ve güven kazanmaya devam ediyor.

Pazartesi, 30 May 2016 17:41

"Mesela bir Fatih Sultan Mehmet ne kadar halkımızın tarihinin bir parçasıysa(!), M. Kemal de o ölçüde halkımızın tarihinin bir parçasıdır(!)."

İbrahim Kaypakkaya

Pazartesi, 23 May 2016 11:38

“Erdemsiz terör uğursuzdur; terörsüz erdem güçsüzdür. Acil, katı, bükülmez adaletten başka bir şey değildir terör; dolayısıyla erdemden sâdır olur.” Maximilien Robespierre, Sur les principes de la moralité politique (“Siyasî Ahlâkın İlkeleri Üzerine”) (1794)

Çarşamba, 18 May 2016 21:32

... sol hareketin yaygın kesimleri özellikle son yıllarda, onu yalnızlıktan kurtarmak istedi, ama bu Kaypakkaya’ya iyilikseverce yaklaşmaktan başka bir şey değildi. Kaypakkaya Kaypakkaya olarak kalamayacaksa kalabalığa karışmasının ne hayrı olabilir!

Çarşamba, 18 May 2016 08:04

... radikal komünist gündemini yeniden canlandırmak üzere on yıl sürecek Kültür Devrimi’ni başlatmasından bu yana elli yıl geçmişken, modern Çin’in kurucusunun ruhu hâlâ güçlü bir çekiciliğe sahip.

Perşembe, 12 May 2016 17:23

Şu eski ikilem ile karşı karşıyayız: Çoğunluk ırkçı ya da cinsiyetçi yasalara eğilim gösterirse demokrasiye ne olur? 

Pazar, 27 Mart 2016 18:39

Kendisini yeryüzündeki tek gerçek ve meşru İslâmî yönetim olarak gören, “cihad” ve “fetih” hedefleriyle halifelik ilânında bulunan bir örgütün önünde sonunda küfür cephesinde saydığı bir devletle “eşitler arasında bir ilişki”den (o da şimdilik) azına razı olması da beklenemezdi zaten. 

Perşembe, 24 Mart 2016 23:43

Derler ki, yaşarken işledikleri günah ve sevaplar eşit olduğu için öldükten sonra cennete mi cehenneme mi gideceği henüz belirlenemeyenler,  bir süre Araf’ta bekletilir. Burası cenneti cehennemden ayıran ve üzerinden iki tarafın da görüldüğü yüksekçe bir yerdir.

Cuma, 18 Mart 2016 09:57

Hedefler arasında Türkiye halkının da olmasının TAK’ın resmen olmasa da politik açıdan bağlı olduğunu ilan ettiği Kürdistan Özgürlük Hareketinin politik duruşu açısından savunulurluğu söz konusu olamaz. Değerlendirmenin, bir üst-ilke, etik ilke olarak “masum sivillerin zarar görmemesi”ni içermesi gerekmiyor bu yargıya ulaşmak için;” soğuk” bir değerlendirmeyle, sivillerin hedef olması ya da eylemde sivillerin canının marjinal değerinin kritik ölçüde düşük olması Hareketin amacına aykırıdır. 

Salı, 01 Mart 2016 18:41

Bunlar Davutoğlu’nun insan, şahıs, kul (abd) ve vatandaş sıfatlarıyla inandığı şeyler. Davutoğlu’nun başbakan sıfatıyla inandığı başka şeyler de var. Meselâ Davutoğlu, Ankara’da 10 Ekim 2015 tarihinde 102 cana mal olan bombalı saldırının –normalde birbirinin izine kurşun sıkan uzlaşmaz iki düşman olan- PKK ile IŞİD’in ortak eylemi olduğuna, 17 Şubat 2016 tarihinde 29 cana mal olan patlamanın ise Suriye Kürtlerinin örgütü YPG tarafından gerçekleştirildiğine inanıyor.

Salı, 01 Mart 2016 18:30

Olivier Roy siyasal İslam, Afganistan, İran, Orta Asya, genel olarak dindarlık ve kültürler üzerine çalışan bir Fransız akademisyeni, yazarı. Öne çıkan özelliği, masa başı yerine “sahada çalışmaya” ağırlık vermesi. Kitapları, çeşitli makaleleri ve röportajları Türkçeye çevrilmiş, İslamcı ve solcu aydın çevrelerin ilgisini çekmiş. Bunu bir ölçüde, dünyada da ilgi gören “Siyasal İslam’ın İflası” kitabının Türkiye’de laiklik-İslamcılık tartışmalarının yoğun yaşa

Pazartesi, 08 Şubat 2016 02:25

Kürdistan tarafında, bölgesel alaşımlarıyla birlikte, Türkiye tarafından bambaşka bir politik oluş yaşanıyor. Türkiye Devleti’nin egemenlik sahasını koruma amacıyla kuşattığı Kürt kentlerinde uyguladığı çıplak şiddetten dolayı değil, tam da devletin bu şiddet olarak varlığının karşısına şiddetle karşı koyabilen net ve esaslı bir politik varlığın bulunmasından dolayı… 

Pazartesi, 08 Şubat 2016 02:06

Sözle ve/ya da silahla devletin dışında, devlete karşı bir politik öznellik arayışı içinde olanlar Kürdistan Devrimi etrafında isteyerek ya da nesnel olarak birleşiyorlar. Silahla varlık kazanan, silahla yeni politik açılımlara yönelen Kürdistan Devrimi Türkiye liberalizmiyle Türkiye Solunu ihtiyat kuvvetleri haline getirdi. Burada hayırla anılan politik durum Kürdistan Özgürlük Hareketinin devrimciliğidir. Türkiye tarafında sarf edilen eleştirel sözün değeri de ancak bu devrimcilikle beraber ortaya çıkabiliyor.

Çarşamba, 27 Ocak 2016 10:19

En yakın müttefiklerimiz bile askerî ve çevresel bir tehlike olduğumuzdan korkuyor. Oluşturduğumuz tehdit gerçek ve ölümcül.

Pazartesi, 18 Ocak 2016 16:34

Makalenin yazarı Veliyettin (Hürrem) Ulusoy, Hacıbektaş Çelebileri’nin Mürselli kolunun büyüğü ve farklı pir ve dede ocaklarına bağlı Alevi toplumu içinde en büyük izleyici (talip) kitlesine sahip olduğu kabul edilen Hacıbektaş Dergahı’nın halihazırdaki postnişinidir. Ulusoy, gündelik siyasete mesafeli yaklaşımıyla tanınmakla birlikte, izlediği istikrarlı ve tutarlı çizgisiyle Alevi kesimi içinde saygın bir konuma sahiptir.

Pazar, 20 Aralık 2015 13:05

Orijinali The Week internet dergisinde 3 Aralık 2015 tarihinde yayımlanan aşağıdaki yazı ABD muhafazakârları arasında giderek yaygınlaşan kanaatin özlü bir ifadesi olması bakımından önem taşıyor.

Çarşamba, 09 Aralık 2015 23:01

 

Değişen konjonktürde tutunma çabaları ya da belki, “binilmiş bir alâmete gidiliyor kıyamete”

Ve bu noktada da Erdoğan, itildiği çaresizliğin zorlamasıyla, talihin yüzüne güldüğü sıralarda dünya siyasetinde bağımsız değilse bile özerk bir oyuncu olmaya çalışırken elinde tutmaya çok önem verdiği üçüncü bir kozu yani Rusya kartını da harcamayı göze aldı.

 

Cumartesi, 05 Aralık 2015 16:15

 

YDG-H, ango Tevgera Ciwanên Şoreşger û Welatparêz, di warê têkoşînê de qonaxeke nû vekiriye. Nivîskar û edîtorê kovara Teori ve Politika’yê Metin Kayaoğlu, vê hêza nû ya bi navê YDG-H dahûrand û got ku YDG-H, berîdaniyeke şoreşgerî û taktîkî nîne, înîsiyatîfeke bunyadiyeke şoreşger e û digel hin pirsgirêkên destpêkê xelekeke nû li şoreşa Kurdistanê zêde kiriye. 

 

Cumartesi, 05 Aralık 2015 15:48

Kürdistan devrimini birleşik bir devrim olarak düşünmek birkaç yıl önce ütopya alanına giriyordu. Ama bugün bu bir realitedir. Kuzey ile Rojava, bir veya birkaç öğedeki benzerlikten öte, birleşik bir sürece girmiştir.

Çarşamba, 18 Kasım 2015 16:10

 10 ay önce yine Paris’te Charlie Hebdo dergisine saldırının ardından, hedefin düşünce özgürlüğünün sembolü gibi görülmeye uygunluğu nedeniyle, toplumu liberal baskı altına almak zor olmamıştı. Ve pek çok çevre kolaylıkla “hepimiz Charlie’yiz “ diyebildi.

Salı, 17 Kasım 2015 12:35

 

Marx’ın bir sözünden ilhamla söyleyebiliriz: Kürdistan Özgürlük Hareketinin hedefi, onun bugünkü devrimci dinamiğinin kendisidir. Hareket, idealini bugünkü varoluşunda içeriyor.

Hareket, kendi yolunu bir savaş tankı gibi kendi üzerinde taşıyor. Karşısına engel olarak çıkanları yolu yapıyor. Tayyip Erdoğan’ın her bir hamlesi Hareket için üzerinden aşılacak bir yol oluyor.

 

Pazar, 08 Kasım 2015 20:23

Son birkaç yıl içinde birçok ezber bozuldu. CHP ve geniş “laik” yığınlar “türban”ı sorun olmaktan çıkardı. Türkiye solundaki anti-PKK damarı çatladı. Türkiye solu, örneği çok az da olsa, muhalif Müslümanlarla tanıştı. “Çözüm süreci” ile şovenist milliyetçilik büyük bir bozunuma uğradı ve bu tepki devlete kapılanan yığınların hareketi olarak billurlaştı. 

Salı, 03 Kasım 2015 11:48

1 Kasım seçim sonuçlarıyla birlikte iki politik kuvvet, karşımıza bir kez daha ‘kale gibi’ dikilmiş oldu. Tayyip devleti ve PKK Kürdistanı. Türkiye ve Kürdistan adlarıyla bir devlet ve bir devletleşme girişimi, seçim sonuçlarıyla varlıklarını tahkim etmiş bulunuyorlar. 1 Kasım seçiminin temel politik sonucu budur.

Cuma, 16 Ekim 2015 11:59

Ankara, varlık-yokluk sarkacındaki Tayyip devletinin, Kürdistan Özgürlük Hareketine ve onu destekleyen Kürdistan Türkiyesi’ne karşı açıktan yürütmeye başladığı şiddet-politikanın içimizi dağlayan bir aşamasıdır. 

Salı, 13 Ekim 2015 23:14

10 Ekim katliamı vicdanımızı kanırtmasın, bu katliamla gerçeğimizin kanırtıldığını anlayalım ve ona göre davranalım sadece. Mazlumlar, mağdurlar, masumlar olmayı reddedelim. Bu tarz, kendine acıyacak, yüce gönüllü başkalarını aramayı içerir.

Pazar, 30 Ağustos 2015 23:48

Kürdistan’ın kentsel yerleşim birimlerinde, yeni bir şeyler oluyor. Yenilik, değil Türkiye’deki ilgililere, henüz Kürdistan Hareketinin öteki bazı bileşenlerine bile anlamlı bir şekilde yansımamış görünüyor. Yeniliğe ilişkin belirtiler, Kürdistan’daki il ya da ilçe statüsündeki bazı küçük kentlerde ve büyük bazı kentlerin varoşlarında çatışmaların sürdüğü ve devletin bildik gaddar operasyonlarını yaptığı şeklinde yansıyabiliyor medyaya…

Pazartesi, 24 Ağustos 2015 23:15

Çeviri: A. Ercüment Özkaya

İD’ye karşı Amerikan askerî gücünü kullanmayı meşrulaştırmaya gerekçe olarak Hilafetin ABD’ye karşı ciddî bir tehdit oluşturduğu gösteriliyor. Oysa, el Kaide’nin aksine İD zehrini ve şiddetini esas olarak kâfir ilân ettiği öbür Müslümanlara, her şeyden önce de Şiilere yöneltmiş bulunuyor.

 

 

Salı, 18 Ağustos 2015 00:11

Tayyip Erdoğan’ın savaş istediği ve PKK’nin bu tuzağa düştüğü, zayıflara özgü tipik bir argümandır: Başını fazla kaldırma, bugünkü halini mumla ararsın! Kürdistan Hareketi, 7 Haziran genel seçimleri konjonktüründe düşmanın savaş isteğine kararlı ve soğukkanlı savaşmama tutumuyla başarılı bir cevap vermiş ve Tayyip Erdoğan’ın hevesini kursağında bırakmıştı.

Cuma, 14 Ağustos 2015 12:01

Çeviri: A. Ercüment Özkaya

Türkiye’nin IŞİD ile birlikte aynı ânda PKK’ye saldırmasındaki akılsızlığı tanımlamaya en iyi teşbih bile yetersiz kalır. Türk devleti 1984’ten 2013’e dek PKK ile 40.000 cana mal olan sonuçsuz bir çatışma yürüttü. Yeni şiddet sarmalı aynı aptalca savaşın bir tekrarı olsa da Türkiye Albert Einstein’ın tanımladığı gibi bu sefer farklı sonuçlar umuyor.

 

Salı, 14 Temmuz 2015 10:15

 

Gezi Ayaklanmasındaki tarafların ideo-kültürel profili, AKP iktidarının dinselleştirme girişimleri ve Kobane ile IŞİD olguları, solun din ile ilgili manzarasını adeta başa, fabrika ayarlarına döndürdü. Genel olarak sol, sosyalizm ve Marksizmi de katarak, Aydınlanmacı Batı uygarlığının bir bileşeni olarak temayüz etmeye hevesli olduğunu gösterdi. Bu kritik ortamda, din ile ilgili genel akıntıdan ayrı şeyler söylemek, soğuk nazarları göğüslemeye hazır olmaktır.

 

Salı, 23 Haziran 2015 23:56

Türkiye solunda sıkça yurttaşlığa, laikliğe, anayasallığa, hukuka, işçi haklarına vurgu yapıldığı görülür. Bu basitçe gündelik politika dili ya da meşruiyet arayışı değildir. Teorik ve politik boyutlarıyla bir zihniyettir buradaki.

Çarşamba, 20 May 2015 16:17

 

HDP, sadece HDP değildir. Bu parti, Kandil’de kurumlaşan, Kobane’de savaşan, Şengal’de alan tutan, Kuzey’de TSK’yla tepe manevraları yapan ve nihayet, TC hukukî rejimi doğrultusunda örgütlenmiş politik aygıtlar inşa eden Kürdistan Özgürlük Hareketinin arkasında oluşuyla çok değerlidir ve başka nedenlerle değil, bu partiye salt bu nedenle oy verilmelidir.

 

Cuma, 08 May 2015 12:12

 

Komünist Parti, geçtiğimiz günlerde iki dikkat çekici etkinliğe imza attı. Bunlardan ilki 7 Haziran milletvekili seçimine 550 kadın adayla katılmak, ikincisi de plan/proje ve el çabukluğu marifetiyle 2015 1 Mayıs'ında Taksim Meydanı'na ayak basmak. SİP/TKP çizgisini şöyle göz ucuyla takip edenler bu partinin "zihni sinir proceleri"ne yabancı değillerdir.

 

Perşembe, 23 Nisan 2015 23:38

Bugün, 1915’te Ermenilere yapılanın Birleşmiş Milletler’in 1948’de kabul ettiği bir sözleşmede tanımlanan “soykırım” suçunun kapsamına girip girmediği devrimci sol hareketin gündemi olamaz.

Çarşamba, 01 Nisan 2015 10:35

 

31 Mart 2015, Çağlayan, İstanbul... Acı ve mağrur tarihimizde yerini aldı. Sözler ağzımızdan bir kez daha zorla çıkıyor. Buna rağmen ağıdımız kederle dilimize geliyor; sözden çok çaresiz bedenimizin uzantısı olarak.

Şiddet var bu topraklarda ve ezen-ezilen ayrımının olduğu bütün toplumlarda. Berkin'i öldüren devletin “meşru” şiddeti ve buna karşı parlayıp sönen karşı-şiddet. 

 

Çarşamba, 01 Nisan 2015 02:14

Bugün Kemalizm, ideolojik olarak, CHP'nin resmi ideolojisi bile olamayacak kadar çözülmüş durumda. Gezi Ayaklanmasının ideo-politik kuvvetiyle Tayyip Erdoğan AKP'sinin devletlû alanı sıkı bir markajla tutması CHP'yi sol-liberalizme doğru ittirdi.

Çarşamba, 25 Mart 2015 23:10

Tayyip Erdoğan, TC’nin kurumsal Kemalist varlığına takılıp kalmaya dua etsin, aşağıya, tarihin çöplüğüne düşebilir! Dilek, bu düşman figürün çöplüğe ezilenlerin devrimci tekmesiyle atılmasıdır. Ama bu işi, “tarihin bilinçsiz aletleri” de yapsa, hayırlı olacak! 

 

Cuma, 20 Şubat 2015 13:45

İlkeci laikler, burjuvazinin laikliğinden söz ederken sınırlardan, eksiklerden söz etmeyi pek seviyorlar. Böylece kendilerine sınırsız, eksiksiz laiklik kalıyor. Pek güzel ve başarılı bir akıl yürütme örneği! 

Perşembe, 19 Şubat 2015 22:30

 

Onu yakından tanımayanlar, delişmen ve duygulu biri olduğunu şu sözlerinden çıkarabilirdi:

Oyumu Sosyalist Parti’ye vereceğim. Sosyalizmi ve devrimi savunan bir parti olarak Sosyalist Parti’yi destekliyorum.”

 

Perşembe, 19 Şubat 2015 22:06

Laiklik tartışması, depremlerin dünyayı boynuzları arasında taşıyan öküzün hareketiyle olduğu tartışmasına benziyor git gide… Öküzün neyin üzerinde durduğu sorusuna sıra gelmiyor bir türlü. Hatta, görüşler, aslında öküzün, boynuzları arasında tuttuğu dünyaya dayandığını ileri sürmeye kadar götürülüyor.

Perşembe, 12 Şubat 2015 21:17

Devletin, din adına saldırısına uğrayan Alevi’yle birlikte laikiz.

Devletin, “dindar kuşaklar” yaratma gerekçesiyle zorunlu devlet-dini dersi saldırısı altındaki öğrenciyle birlikte laikiz.

Ama...

Çarşamba, 04 Şubat 2015 10:41

 

Marksizmin ideolojik ayıraçlarını güncellemek

Marksizmin tazelenmiş bir ideolojik hegemonya mücadelesi vermesi gereken günlerdeyiz. İdeolojik, çünkü, Marksist politik akımların kısa sürede politika dolayımıyla hegemonya kuracağına ilişkin belirtiler görünmüyor. Ayrıca, Marksizm alanı, liberalizmin yeni ve yaygın bir istilasına uğramış bulunuyor. İstila, sadece yabancının rızamız hilafına alanımıza girmesiyle gerçekleşmiyor, kale kapılarımız içeriden de açılıyor ve liberal ideolojik güçler davet ediliyor.

 

Salı, 06 Ocak 2015 11:01

Konuya girmeden önce politik mücadele açısından kaide niteliğindeki bazı noktaları tekrar hatırlamak ve değerlendirmeyi buradan inşa etmek zorunlu görünüyor. Adım adım ilerlenirse:

a) Ezilen-ezen ilişkisinde önsel olarak ezilenlerin mücadelesinin safındayız.

b) Ezilenlerin “pasif direnişi” değil, “gerçek” bir mücadele içinde devrimci hareket tarzı önemli ve zorunludur.

c) Bu devrimci tarz, ezenin devlet aygıtının ezilen tarafından parçalanması anlamına geliyor.

d) Bu parçalama süreci, devletin tesis edilmiş haldeki örgütlü gücüyle başetmek ve şiddet tekelini kırmak için ezilenin örgütlü bir gücü –yani bir örgütü– ve karşı şiddeti –yani devrimci şiddeti– yaratmasını zorunlu kılıyor.

e) Bu zorunluluk, sadece devrimci durumlar için geçerli değildir. Bilakis, bu zorunlu hareket tarzıyla devrimci durumların yaratılmasına katkıda bulunulabilir veya içinde olunan bir devrimci durum için uygun donanıma sahip olunabilir.

Salı, 06 Ocak 2015 10:29

 

Marksizmi, 18-19. yüzyıl hümanizmini içererek aşmış, doğrusal biçimde bu hümanizmin en ileri aşaması olarak kabul eden konvansiyona dahil değiliz. Devrimci çıkış için her zaman önemli bir zemin olan Orta Doğu'da solun içinde bulunduğu etkisizlik halinin, sol tarafından tekrarlanan dogmatik doğrucu kalıplarla giderilebileceği zannediliyor. Solun pozitivist ideolojik anlayışı değişmediği sürece politik ve pratik tekrar da devam edecektir.

Perşembe, 25 Aralık 2014 13:56

Efsaneye göre, Cengiz Han avcunda bir kan pıhtısıyla doğmuştur. Bu, dünyanın başına musallat edilmiş bir "barbar" bela olacağının da işaretidir "uygarlık"ın yazıcılarına göre. Ama bu pıhtıda bir cihangirin muştusunu görenler de vardı. Nereden baktığınıza bağlı.

Mao adlı kitabın konusu olan Mao Ze-dung'un da, nereden bakıldığına şiddetle bağlı bir niteliği var. Karşı taraftaysanız kesin bir tepkiyle reddetmek durumunda kalıyorsunuz; bu taraftaysanız kesin bir şekilde özdeşleşmek...

Pazartesi, 08 Aralık 2014 13:04

 

IŞİD’le ideolojik mücadelenin ekseni

 

Genel olarak çağdaş sosyalist hareketin modernitenin devamı ve tamamlayıcısı olduğu kabul edilir. Sosyalizmin içinde yer aldığı kadarıyla Marksizmin de bu bağlamda ele alınmasına itiraz edilmez. IŞİD örneğinde sosyalizmin bu niteliğinin bir kez daha canlandığı izlendi. Bu çalışmada, Marksizmin tayin edici bir iç sorunu olan bu mesele ele alınmakta ve Marksizmin, kapitalist Batı uygarlığının tamamlayıcı ve ilerletici evladı olduğu anlayışının bu “yapı”yı gereksiz bir hale getireceği bir kez daha vurgulanmaktadır.

 

 

Pazar, 16 Kasım 2014 18:20

Halkların Demokratik Kongresi’nin, 15-16 Kasım’da Ankara’da yapılan 5. Genel Kurulunda Teori ve Politika Dergisi adına Metin Kayaoğlu’nun 16 Kasım'da yaptığı konuşmanın gözden geçirilmiş halidir.

Pazartesi, 10 Kasım 2014 23:33

Önnot

Bir devrim sürecini götüren özneyi eleştirmek son derece zor bir iş. Sıcak konjonktürün ortasındaki bir büyük öznenin, büyük yürüyüşüne küçük engeller olarak göreceği çakıl taşlarıyla uğraşma lüksü olması da beklenmemeli.

Ancak, Kürdistan Özgürlük Hareketi, içinde bulunduğumuz mücadele birimine ilişkin somut bir yönelim oluşturmaktadır ve bu anda doğru bildiğimizi kaydetmek tarihsel yükümlülüğümüzdür...

Cuma, 10 Ekim 2014 00:00

İstanbul’da isyan olur da Patrona Halil anılmaz mı!

1730’da İstanbul’da, Patrona Halil’in adıyla anılan devrimciler yaklaşık iki ay iktidar odağı olmuştu. Lale Devri denilen şatafat ve yozlaşma yıllarının içinde patlayan bu devrimci dönem, Türkiye tarihinin kanlı ama muzaffer örneklerinin başında gelir.