Salı, 01 Ocak 2019 09:21

Bir Toplantı Dolayısıyla Solun Sürrealizmi

Yazan

 

Bu hafta sonu İstanbul'da, bileşenlerden oluşan bir kurumun toplantısına katıldım. Katılım hem insan hem de kurum sayısı bakımından beklentilerin hayli üstündeydi. Yüzün üzerinde katılımcı olduğu söylenebilir. ÖDP ve TİP'ten tutun çeşitli kültür derneklerine kadar yoğun bir kurum temsiliyeti vardı. Peki, nicel katılımın yanında nitel katılım hakkında aynısı söylenebilir mi? Sanırım cevap hayır olacaktır. 

Aynı kurumun Ankara toplantısına dair yorumlara bakınca İstanbul'daki insanlarda sürreel bir hava olduğu rahatça söylenebilir sanırım. Siyasi gündem değerlendirmesi başlığında ne kurum ne de bireysel katılımlar düzeyinde kimse söz almadı ve bu bölüm hiçbir konuşma yapılmadan es geçildi. Faaliyetlerin değerlendirilmesi ve yeni döneme yönelik görüşler bölümünde insanların bitmek bilmez sürreel ufukları kendini ortaya çıkardı. Konuşmalar herhangi bir siyasetin sözcülüğünü yapmaktan öte gerçeküstü bir zeminde yapıldığı için konuşmacıların hangi kurumlardan olduğunu anlamak güçtü. Zaten salona, kurum temsiliyetinden uzak bir manzara hakimdi. 

Bir kadın söz alarak kurumun hayvan hakları mücadelesinde ne kadar eksik olduğuna dair sitemlerini aktardı ve yeni dönemde bunun geliştirilmesine ilişkin önerilerini belirtti. Kendisi de, bu projeye, Marx'ın hayvan haklarına kör oluşunu anlatan bir yazıdan etkilenerek ikna olduğunu ve sokak hayvanlarına yiyecek vermek suretiyle bu görüşü ampirik olarak benimsediğini belirtti. (Kavramsallaştırma bana ait olsa da konuşmanın içeriği tam olarak böyleydi!) 

Emekli bir öğretmen adam, eğitim ve öğretim kurumlarında müfredatın Cumhuriyetin kazanılmış değerlerine aykırı şekilde ve şeriata göre hazırlandığından söz etti ve kurumun müfredat hazırlanmasına aktif katılım göstermesi yönünde yine sürreel denebilecek önerilerde bulundu. 

Kürt hareketine yakın olduğunu bildiğimiz bir kadın, kurumun cinsiyet eşitsizliğine dair söylemlerinin pratikte yürütülmemesine dair sitemini; kızının taciz davasına hiçbir üyenin dayanışma göstermemesi özelinde, özellikle kadın üyelere yöneltti. Benzer bir duyarsızlığın, politik bir gündem teşkil etmedikçe işçilere yönelik de olduğunu; politik gündemler dışında da ezilen kesimlere ilgi göstermek gerektiğini belirtti. Aynı konuşmacı, ancak sesleri çıktığı zaman ezilenlerin yanında bulunulduğu üzerinden kuruma dair bir özeleştiri getirdi. Ona göre, havaalanı işçilerinin tahtakurularınca ısırılıp ses çıkarmalarından önce neredeymişiz! Kısacası işçiler, kadınlar, ezilenler politika yapmadıkları zaman da onlara değer verilmeliymiş. 

Bunun ucuzundan bir hümanizm örneği olduğunu vurgulamak gerekli.

Günün en sürreel konuşması emek komisyonundan bir konuşmacıya aitti. Konuşmacı, söz konusu kurumun işçi sınıfının 21. yüzyıldaki öncüsü olabilecek potansiyelde ve kurulumda bir proje olduğunu ileri sürdü. 

Toplantının sürreel manzarasına dair satırbaşı konuşmalar bunlardı. Gerisi, insanların her zamanki gibi, faşizme karşı ortak mücadele, emek mücadelesi vb. minvalindeki genel ama somutta bir karşılığı olmayan konuşmalarıydı. 

Kurum katılımının yüksekliğini, özellikle de ÖDP-TİP gibi kurumların mevcudi olan katılımını, yerel seçimler öncesi bir vitrin çalışması olarak değerlendirmek mümkün. Zaten İstanbul’daki üç bölgedeki temsilci eksikliğinin açıklanması ve bu pozisyonları dolduracak adayların olup olmadığı sorulduğunda kimseden çıt çıkmaması da, nicel olarak yüksek olan katılımın geçici ve yeni dönemin göstergesi olmaktan uzak olduğunun dışa vurumuydu. Günün sonu, tek sıfatla "sürreel" olarak değerlendirilebilecek, Türkiye siyasetine dair ufuksuzluğu ve kısırlığı sergileyen 4 saatlik bir toplantı yapılmış olmasıydı.

Böyle bir ortamdaki sürreel havayı paylaşmayan birinin “reel” konuşmasının anlamı olmayacaktı. Ekolojiden, yerel meclislerden, hayvan haklarından hareketle yapılan konuşmaların ortasında ideolojik mücadele, merkezileşme gibi ifadeler boşlukta çınlayacaktı. Maalesef böyle bir ortamda gülünç ve anormal fikirler bunlar olacaktı.

 

Okunma 1544 kez Son Düzenlenme Salı, 01 Ocak 2019 09:27

Yorum yapın

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuzdan emin olun. HTML kodları kullanılamaz.