Sri Lanka’daki Sessiz Savaş Dehşeti

Yazan

Arundhati Roy

http://timesofindia.indiatimes.com/India/The-silent-horror-of-the-war-in-Sri-Lanka/articleshow/4331986.cms

30 Mart 2009

Sri Lanka’da gün yüzüne çıkan dehşet, onu kuşatan sessizlik sayesinde mümkün hale geliyor. Hindistan’ın büyük medyasında, ya da uluslararası basında, orada neler olduğuna dair neredeyse hiçbir haber yok.

Süzülerek gelen çok az miktardaki bilgiye göre, Sri Lanka hükümeti “terörle savaş” propagandasını ülkede zaten görünüşte varolan demokrasiyi parçalayışını gizleyecek incir yaprağı gibi kullanıyor ve Tamil halkına karşı tarifsiz suçlar işliyor. Aksini ispat edemediği sürece her Tamil’in terörist olduğu ilkesi temelinde, sivil alanlar, hastaneler ve sığınaklar bombalanıyor ve savaş bölgesine dönüştürülüyor. Güvenilir tahminler, sıkışıp kalmış sivillerin sayısının 200.000 olduğunu söylüyor. Sri Lanka ordusu, tankları ve uçaklarıyla ilerliyor.

Bu arada, Vavuniya ve Mannar bölgelerinde yerlerinden olan Tamillerin barınması için çeşitli “sosyal dayanışma köyleri”nin kurulduğuna dair resmi raporlar var. The Daily Telegraph’taki (14 Şubat 2009) bir habere göre, bu köyler “savaştan kaçan tüm siviller için zorunlu toplanma merkezleri olacak”. Bu, toplama kamplarını gizleme yöntemi mi? Sri Lanka eski dışişleri bakanı Mangala Samaraveera, The Daily Telegraph’a şunları söylüyor: “Birkaç ay önce hükümet Colombo’daki tüm Tamilleri, güvenlik tehdidi olabilecekleri düşüncesiyle kayıt altına almaya başladı, ancak bu, tıpkı 1930’larda Naziler tarafından yapıldığı gibi başka amaçlar için de suistimal edilebilir. Esas olarak tüm sivil Tamil nüfusunu potansiyel terörist olarak fişleyecekler.”

TEKK’yi (Tamil Eelam Kurtuluş Kaplanları) “yok etmek” olarak beyan edilen amaç dikkate alındığında, sivillerin ve “teröristlerin” bu kötü niyetli çöküşü Sri Lanka hükümetinin soykırımla sonlanabilecek bir olayın eşiğinde olduğunun sinyallerini veriyor. BM tahminlerine göre, binlerce insan zaten öldürülmüş durumda. Ve daha binlercesi de ciddi şekilde yaralanmış... Birkaç görgü tanığının anlattıkları, cehennemden bir kabusu tarif ediyor. Tanık olduğumuz veya söyleyebileceğimiz şey, Sri Lanka’da olan ve kamuoyunun dikkatinden bu derece etkili bir şekilde gizlenen şeyin utanmazca yürütülen açık bir ırkçı savaş olduğudur. Sri Lanka hükümetinin herhangi bir cezalandırılma korkusu olmadan bu suçları işleyişi, Sri Lanka Tamillerinin ilk elde marjinalleşmesine ve yabancılaşmasına neden olan çok derinlerdeki ırkçı önyargıyı da gözler önüne sermektedir. Bu ırkçılığın uzun bir toplumsal dışlama, ekonomik ambargo, katliam ve işkence geçmişi vardır. Barışçıl ve şiddet içermeyen bir protesto olarak başlamış olan ve on yıllara yayılan bu iç savaşın vahşi doğasının kökleri de buralardadır.

Bu sessizlik neden? Bir başka röportajda Mangala Samaraveera şunları söylüyor: “Bugün Sri Lanka’da özgür bir basın neredeyse yok.”

Samaraveera, toplumu “korkudan donduran” ölüm mangalarından ve “beyaz minibüsle adam kaçırmalardan” bahsederek devam ediyor. Çok sayıda gazeteci de dahil olmak üzere farklı düşünenlerin sesleri, zorla kaçırma ve suikastlarla bastırıldı. Uluslararası Gazeteciler Federasyonu, Sri Lanka hükümetini, gazetecileri susturmak için anti-terörizm yasalarını, adam kaybetmeleri ve suikastları kullanmakla suçluyor.

Hindistan hükümetinin Sri Lanka hükümetini insanlığa karşı bu suçlarda desteklemek için malzeme ve lojistik destek verdiğine dair rahatsız edici ancak henüz doğrulanmamış haberler var. Eğer bu doğru ise, çok zalimce. Peki ya diğer ülkelerin hükümetleri? Pakistan? Çin? Duruma yardımcı olmak veya daha da kötüleştirmek için neler yapıyorlar?

Tamil Nadu’da, Sri Lanka’daki savaş, 10’un üzerinde insanın kendisini yakmasına yol açan büyük ızdıraplara neden oldu. Büyük bir kısmı gerçek, bir kısmı ise açık sinik politik manipülasyon olmakla birlikte halkın öfkesi ve kederi bir seçim sorunu haline geldi.

Bu kaygının Hindistan’ın diğer bölgelerine ulaşmamış olması sıra dışıdır. Neden burada sessizlik hakim? ‘Beyaz minibüsle adam kaçırmalar’, en azından bu konuyla ilgili olarak, yok. Sri Lanka’da olanların boyutu dikkate alındığında sessizliğin hiçbir özrü olamaz. Özellikle de Hindistan hükümetinin çatışmayla yüzeysel olarak ilgilendiği, önce bir tarafı sonra diğer tarafı tuttuğu sorumsuzlukla dolu uzun tarihi nedeniyle hiçbir özür kabul edilemez. Çok daha önce konuşmuş olması gereken ben dahil pek çoğumuz, bunu yapmadık çünkü savaş hakkında bilgimiz yoktu. Bu yüzden, cinayetler devam ederken, on binlerce insan toplama kamplarına doldurulurken, 200 binin üzerinde insan açlıkla yüz yüzeyken ve bir soykırım meydana gelmek üzereyken, bu büyük ülkede [Hindistan’da] ölüm sessizliği var. Bu büyük bir insanlık trajedisidir. Dünya müdahale etmelidir. Hem de derhal. Çok geç olmadan önce.

 

Çev. Ö. Y.

Okunma 9434 kez

Yorum yapın

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuzdan emin olun. HTML kodları kullanılamaz.