Teori ve Politika'nın 77 - 78. Sayısı kitapçılarda! Abonelik veya sayıları edinmek için 'iletişim' sayfamızdaki bilgilerden iletişime geçebilirsiniz.


İki Teori: Materyalizm ve Nominalizm

Yazan

Ali Pınarbaşı

1– Giriş

Materyalizm bilim için ve kendisine karşı özel bir tutum almayanlar için doğal bir teoridir. Yani, tartışma dışında olanlar için a priori olarak kabul edilmiş bir teoridir. Bilinçli ya da bilinçsiz, günlük insan pratiğinin veri kabul ettiği pratik bir teoridir. Nedenselliğe karşı çıkan bir felsefecinin günlük yaşamında nedenselliğe uygun davranması gibi materyalizm pratikte veri olarak kabul edilir. Bu durumda materyalizmin felsefi statüsünü araştırmak uygundur.

Nominalizmin “varolandan fazlasını varsaymamak” ilkesi genellikle kabul gören bir ilkedir. Genel pratik bu ilke doğrultusundadır. Bu durumda nominalizmin felsefi statüsünü sorgulamak uygundur.

Bu yazı “materyalizm ve nominalizm arasında bir ilişki kurulabilir mi” sorusunu araştırma amacını taşımaktadır. Bu amaçla, her ikisine dair problemler ve bunlara çözüm üretme iddiasındaki argümanlar sunulacak ve bunlardan hareketle aralarındaki ilişki incelenecektir. “Materyalizm nominalizmi gerektirir mi” sorusu temel soru olarak alınacaktır.

2– Fizikselcilik materyalizm ayrımı

Fizikselcilik “bütün varlıkların, özelliklerin, ilişkilerin ve verilerin fizik ya da diğer doğal (fiziksel) bilimlerce çalışılan şekilde”[1] olduğunu ileri sürmektir. Bu tanım bir kere ortaya konulunca, ona karşı durmak oldukça zor görünüyor. Materyalizme ilişkin daha gevşek bir tanım ise “her şey fizikseldir”[2] ya da “her şey maddidir” şeklinde. Akademik felsefe dünyasında materyalizm ile fizikselcilik’in çoğunlukla aynı anlama geldiği kabul ediliyor. Fakat bu tanımlardan hareketle fizikselciliğin materyalizmle özdeş olduğu söylenebilir mi?

Bilim ve felsefe ayrımı yapılmazsa, epistemolojik ve ontolojik alan ayrımı yapılmazsa materyalizm ve fizikselcilik özdeştir. Ayrım yapıldığı anda ise bu iki teori neredeyse iki zıt uçtadır.

Bilimin dünyası tümellerden oluşur. Bilim için tek bir insanın, tek bir su molekülünün bir gerçekliği yoktur. Bilim tikellere ilgisizdir. Onları kendi dünyasına soyutlama ve sınıflama işleminden geçirerek alır. Bilimin bu nesnel karakteri felsefede fizikselciğe kapı açar. Soyutlama fikri bir kere oluşunca nominalizmden uzak durmanın gereği artık anlaşılır. Fizikselcilik nominalizmi reddetmek durumundadır.

Materyalizmin söz konusu sorundaki tutumu nedir? “Her şey maddidir” boş denebilecek kadar basit bir gerçeği ifade ediyor. Bir argümantasyona gerek duymayacak, öncesinde ve sonrasında bir başka önerme daha söylenemeyecek bir tanım. Bu tanım bir içgüdü olarak “her şey tikeldir” önermesine de açık görünüyor. Bunun bir örneğini Kayaoğlu vermişti: “Materyalizmin nominalizme yakınlığı ya da onunla özdeşliği kesin görünüyor”[3].

Fizikselciliğin tezi oldukça güçlü görünüyor. Bilimlere konu olamayacak ne olabilir ki? Nesnelleştirilemeyecek ve soyutlanamayacak bir varlık mümkün mü? Bir kere bu türlü bir bakış açısına sahip olunca, yıkılmaz bir teori karşımıza çıkıyor. Bilimin yanılmaz aklından başkasını tanımayan, ilerlemeci ve aydınlanmacı bir paradigma. Bu akıma karşılık materyalizmin aynı güçte silahları yok, gerçeğin kendisi dışında. Bilimsel pratiği, politikayı ve felsefeyi ontolojik alanda eşitleyen bir gerçek. Bunlar gerçek karşısında eşit çünkü gerçek söze karşı sağırdır. Söz ancak tarihsel ve anlık bağlamıyla gerçeğin içine dahil olur. Fizikselciliğin yıkılmaz söylemi karşısında materyalizm ancak sessiz ve zayıf bir şekilde “yine de her şey maddidir” diyebilir.

Gerçek ve söz ayrımı yapılmadan fizikselcilik kendinden emin, sancısız görünüyor. Bu ayrım yapılarak ortaya çıkan materyalizm ise tikel/tümel sorunu içinde sancılarıyla birlikte var.

Bir başka kavram olarak doğalcılık “felsefenin metodları, doğal bilimlerin metodlarıyla paraleldir”[4] şeklinde tanımlanır. Bazıları için doğalcılık, materyalizmden ayrıdır fakat onu kapsar: “işlevselcilik, davranışçılık ve fizikselcilik [materyalizm] doğal teoriler olarak düşünülür”[5].

Fizikselcilik, materyalizm ve doğalcılığın birbirinden ayrı olduğu söylenebilmekle birlikte, üçü de “doğal bilimlerin görüş alanında olmayan varlıkları”[6] reddetmekte ortaktır. Bu yazıda alıntılanan görüşler aksi söylenmedikçe doğalcılık, materyalizm ve fizikselcilik ayrımı yapmamaktadır.

3- Materyalizmin problemleri

Materyalizm “doğal“ bir felsefi görüş olması nedeniyle tercih edilmekte. Bilim dünyasının doğal ontolojisi olarak kabul edilmekte. Ama “her şeyin fiziksel olduğu iddiası göründüğü kadar açık değil”[7]. Nedeni materyalizmin bilime değil felsefeye ait oluşudur. Bilim için bir genelleme ifade eden görüş, felsefe için bir gereklilik olmalıdır.

Materyalizm açıkça bir soyutlamadır. Bütün varlıkların özelliği olarak bir “madde”yi varsayar. Madde sadece soyut bir özellik değil, fakat aynı zamanda bütün tikellerinde bulunan bir özelliktir. Yani bütün tikeller “maddi olma” özelliğine sahiptir. Bu önerme birçok sorun doğurur. İlk olarak, “madde” terimi ile kastedilenin tatmin edici bir hesabını vermek durumundadır. İkincisi, soyut olması özelliğiyle, materyalizmin “soyut özellikler”e bakışını netleştirmesini zorunlu kılar. Üçüncü olarak, doğal bilimlerin “madde”sinin felsefenin “madde”sine özdeşliği sorununu ortaya çıkarır.

Son sorun bir kenara bırakılıp ilk iki sorun detaylandırılacak. Bütün varlıkları oluşturan “madde” terimini önermekle materyalizm, maddeyi bir töz olarak sunar. Madde tek tözdür. Varlığın tek koşulu olarak maddenin kabulüyle materyalizm tekçidir. Ama bu durumda ciddi bir sorunla yüzleşmesi gerekir: Doğal bilimlerde maddeye tanınan bir yer yoktur. Fizik atom-altı parçacıklardan bahsederken maddenin adını anmaz. Bu durumda yapay bir şekilde inşa edilmiş bu kavramı materyalizm nasıl savunabilir?

Diğer yandan bu sorunun materyalizme ait olduğu ve fizikselcilik için bir sorun oluşturmadığı iddia edilebilir. Bu durumda materyalizmin kendi sorunları ortaya çıkar. Dış dünyanın bağımsız gerçekliğinin tanımlanması bilimin onu tanımlayabileceğine dair kuşku yaratır. Bilim gerçekliğin nesnel bir otoritesi olabilir mi? Olabilirse mesela, akıl-beden düalitesine uygun bir açıklama getirmelidir[8]. Birçokları bunu yapmasının mümkün olmadığını söylüyor. Gerçekte, materyalizmin “madde”siyle, materyalizmin aklı belirleyen “beden”i arasında kategorik bir fark bulunmuyor.

Maddeyi bütün tikellere ilişkin tözsel bir özellik olarak tanımlamanın yarattığı sorunlar açık. Diğer yandan maddenin belirleyiciliği değil de soyut bir özellik olma hali düşünülürse materyalizm nominalizmin klasik sorunları ile karşı karşıya gelir.

4– Materyalizm ve Nominalizm

Fiziksel ya da maddi olmaya ilişkin sorun bir açıdan nominalizm ve realizm arasında yaşanan sorundur. Soru, “materyalizm ‘fiziksel (ya da maddi) olmak’ gibi soyut bir özelliği barındırabilir mi?” şeklinde formüle edilebilir. Sorunun kendisi paradoksal görünse de geçerli bir sorudur. Materyalizmin “maddi olma özelliği”ne ilişkin sorun, nominalizm ve realizm arasında yaşanan “soyut bir özellik mümkün müdür?” sorusunun bir örneği olarak düşünülebilir. Herhangi bir soyut özelliği değil, “maddi olma” özelliği tartışılmaktadır. Fiziksel olmak, kırmızılıktan veya yuvarlaklıktan farklı bir nitelik taşır. Kırmızılık algıya açıkken fiziksellik değildir. Kırmızılık, yuvarlaklık gibi nitelikler dalga boyu, şekil gibi niceliksel özelliklere dönüşerek bilimin konusu olabilirken fiziksellik bu nitelikte değildir. Fiziksellik diğer herhangi bir özelliğe dönüşemeyen, nedensellik zincirinde tarif edilemeyen bağımsız bir varlığa sahiptir.[9]

Materyalizm ve nominalizmin birbiriyle uyumlu olduğu şeklinde bir eğilim, sorgulansa bile mevcuttur.[10] İlk bakışta en azından “gereğinden çoğunu varsayma” ifadesiyle bilinen Ockham’ın Usturası kuralını her ikisi de kabul eder görünür. Fakat bu, uyumluluk için yeterli bir argüman değildir. Nominalizm için doğanın kuralları olması gerekmezken, materyalizm için bu gerekli bir şarttır. Crane ve Mellor’a göre, bir nominalist “fiziksel bilimlerin doğayı tanımlamak için yeterli öncüllere sahip olduğuna”[11] inanmayabilir. Bu durumda nominalist için iki yol vardır: dünyayı “tanımlamak” için başka bir yöntem bulmak ya da onun nihai bir tanımının olamayacağını öne sürmek. Birinci yol gerçekçi değilken ikincisi bir dogmatizme kapı açar. Nominalist, bilimin dünyayı tanımlamak için tatmin edici olamayacağını söylemekte. Ancak bilimden üstün bir yol öne sürmemekte. Crane ve Mellor’un eleştirdiği görüş açık ki epistemolojik bir nominalizmdir: Bilgiyi sınıflamaya çalışan bir nominalizm. Ancak bir kere bilgi dünyasına girildi mi nominalizmin açıklayıcı gücü yok olur. Nominalizmin konusunun ve alanının bilgi olmadığı söylenmeli. O, bilgileri değil nesneleri ayırmalıdır. Nominalizm ontolojik materyalizmi tarif eder. Bilimin dili tümeldir; felsefenin de öyle… Ancak felsefi bir alan olarak nominalizm felsefe olmaklığını reddedercesine salt tikelleri varsayar. Materyalizmin zayıflığına karşın gerçekliği vakası nominalizm açısından da geçerlidir.

Materyalizmin nominalizmin bir türü olduğu söylenebilir. Yalnızca tikellerin varlığını öne süren ama fiziksel yasaların varlığını da öne sürüp, bunların nasıl kurulduğunu araştıran bir türü. Bu durumda fiziksel yasaların tikellere yerleşmiş olması gerekir. Bu yönde çabalar da olmuştur. Doğal sınıf nominalizmi, benzerlik nominalizmi ve trop teorisinin bu konuda özel görüşleri vardır.[12]

Fiebleman materyalizmi nominalizmin bir türü olarak görür:

“Yalnızca varolmak gerçektir... tek bir tür gerçeklik akıl ve fiziksel nesneler olarak adlandırdığımız tikellere aittir... Bu mutlak nominalizm felsefesidir. İki tür tikel, akıl ve fiziksel nesneler iki alt bölümü oluşturur... İkinci bölüm... fiziksel nesneler, yalnızca onlar vardır ve gerçektir. Diğer her şey ya onlardan türemiştir ya da gerçek değildir. Bu mutlak materyalizmdir.”[13]

5– Materyalizm, nominalizm ve kuşkuculuk

Nominalizmin kuşkuculukla suçlandığını görmek şaşırtıcı değildir. Kuşkuculuk “bilginin kesin olmadığını”[14] ifade eden epistemolojik bir tezdir. Bu durumda onun nominalizmle ilişkisi ne olabilir?

İlişki nominalizmin özellikler ve ilişkileri açıklamaktaki zayıflığından gelmektedir. John Wild ünlü nominalist Ockhamlı William’ı eleştiriyor: “Anlaşılır bir söylemin sembollerini ve kastettiğini değiştirme gücüne sahibiz; onların ne olduğunu bilmemiz mümkün olmasa da”[15]. Bir nominalist için semboller, insan aklı dışında bağımsız varlığa sahip tümeller değildir. Sadece tikellerin varlığını kabul etmekle, nominalizm sembolleri tikellere yerleştireceği güvenli bir yer bulmalıdır. Ama bu çok kolay değil. Bir tikelde ya da bir tikel kümesinde olamayacak kavramlar vardır. Sıfır sayısı, kanatlı bir at vb., açıkça hiçbir tikelde yer alan kavramlar değildir. Bu durumda bu tür kavramların ne şekilde var olduğunu açıklamak nominalizm açısından çok kolay değil.

Nominalizmin kuşkuculukla suçlanması geçerli bir argümandır. Nominalist, nedensel ilişkiler veya yasalar için tümelleri varsaymayan tatminkar bir argümantasyon sunmalıdır. Bunun bir yolu nominalist kalmayı sürdürerek kuşkuculuğu kabullenmektir. Fakat açık ki bu, nominalizmin zayıf bir yorumuna yol açar. Onun açıklayıcı gücü sınırlanacak ve böylece tercih edilmez bir tez haline dönüşecektir. Başka bir yol ise yasaları tikellerin içinde yer alacak şekilde düşünmektir ve gerçekten de bu tür bir çaba olmuştur. Soyut tikelleri ifade eden “trop” terimi bir örnektir.

6- Materyalizm, nominalizm ve bilinç

Tekçi bir teori olarak materyalizm, salt düşünsel varlıkların fiziksel dünyadan bağımsızlığını kesin biçimde reddeder. Bu nedenle, akıl – beden sorunsalı söz konusuyken, materyalizmin doğal söylemi, aklın bedence belirlendiğini ifade etmelidir. Ama sorun bilinen çelişkilerle yüklü olduğu için bu ifadeyle yetinmek mümkün değil.

Fizikselce belirlenmeyen akli varlıkların olabilirliği iddiası iradenin varlığını gerektirir. Bir başka deyişle insan bilinci basit beyin işlemlerinden ibaret değildir.[16]

Maddi dünyadan bağımsız bilinç materyalizm açısından açık ki kabul edilemezdir. Bilinç materyalizmin tekçiliğine karşı Kartezyen düalizmini öngörür.

Bağımsız bilincin varlığını reddetmek göründüğü kadar kolay değil. Smart bir örnekte bilinç sorununa örnek veriyor ve sorunun üstesinden gelmenin yolunu arıyor.

Smart’ın karşı durduğu argüman şöyle özetlenebilir: Gödel teoreminin bir sonucu insanın makina olmadığı şeklindedir. Gödel teoremi, “basit sayı teorisinin herhangi bir formalizasyonu için öyle bir önerme mümkündür ki sistemin içinde ne kanıtlanabilir ne de çürütülebilir”[17] der. Bilgiyi işleyen bir makina girdi olarak sadece basit sayıları alır; bu makina aynı zamanda kapalı bir sistemdir. Bu durumda makinanın kendi başına Gödel teoremini ortaya atma kapasitesi yoktur. Ama insanın vardır. Bu nedenle insanla makina arasında kategorik bir ayrım olmalıdır.

Smart’ın bu argümantasyona cevabı bir başka makina kurgulamaktır. Bu makina, öncekiyle aynı sayı dilini ve aynı zamanda önceki makina tarafından kanıtlanamayacak önermeleri de girdi olarak alacaktır. Bu durumda, Gödel teoremine göre bu sonraki makinanın da kanıtlama kapasitesini aşan önermeler olacaktır. Smart bu durumda bir dile sahip ve kendi davranış kurallarını deneysel olarak öğrenebilen bir makina önerir. Ve bu makinanın insandan bir farkı olmadığını iddia eder.[18] Fakat bu aynı zamanda “bütün bilginin deneysel olduğunu” iddia etmektir. Smart’ın argümantasyonu geçerli ise, bütün matematiksel kanıtlar deneysel bilgiye dayanmalıdır. Bu, gerçeklikten uzak bir durumdur. Gödel’in teorisini kanıtlamak bir yana herhangi bir geometri teoremi bile deneysel bilgiyle kanıtlanamaz. Dolayısıyla, Smart’ın bilincin bağımsızlığı iddiasına karşı ürettiği argümantasyon materyalizm açısından bir katkı değildir.

Smart örneği, akıl-beden problemine karşı fizikselci bir çözüm bulmanın göründüğünden zor olduğunu gösteriyor.

Nominalizm açısından da bilinç konusu sorunludur. Nominalizmin sorunu “fiziksel nesnelerin nasıl olup da iradi özellikler gösterdiğidir”.[19] Stoljar’a göre “bunun bir sorun olduğu açık değil. Ancak bir şeyin aynı anda hem fiziksel hem de iradi özelliklere sahip olamamasını iddia etmek için bir neden varsa böyle bir sorundan bahsedilebilir. Ama böyle neden açık bir şekilde ortada değildir”.[20]

7- Bilimlerin birliği

Materyalizmin mantıksal bir sonucu “bilimlerin birliğini” ilkece savunmaktır. İlkece vurgusu kritik öneme sahiptir. Bu vurgu yapılmazsa, sorun pratik boyutlarıyla ikiye katlanacaktır. Bilimlerin birliği başarılı bir şekilde gerçekleştirilemese bile, onun gerçekleştirilebilirliğinin ilkece mümkün olduğu iddia edilebilir.

Stoljar’a göre materyalizm bilimlerin birliği iddiasına gerek duymaz:

“Bilimlerin birliği… açıktır ki bilimlerin nasıl ilerlemesi gerektiğine dair metodolojik bir tezdir… Öte yandan fizikselcilik (materyalizm) metodolojik değil metafiziktir. Dolayısıyla bilimlerin birliği tezi ile eşdeğer değildir.”[21]

Bu argüman çok ikna edici görünmüyor. Bilimlerin birliği tezinin metodolojik olması onun ontolojik sonuçları olmasını engellemez. Bilimlerin birliği iddiasına göre çeşitli bilimler arasındaki ayrımlar geçicidir. Bilimler gerçekte dünyayı değişik derecelerde ayrıntıyla ve farklı terimlerle açıklar. Psikoloji acı duygusunu akli bir durum olarak ifade ederken fizik için bu, bedendeki atomların bir durumudur. İlke olarak psikolojiyi fiziğe indirgemek mümkündür. Fakat bilimlerin birliği sadece metodolojik bir tez ise bu tür bir önerme onun için fazla iddialı olacaktır. Bilimlerin birliği tezi materyalizmin maddi varlıklarını varsaymadan böyle bir iddiada bulunamaz. Bu nedenle bilimlerin birliği tezi materyalizmi gerektirir.

Nominalizm için ise durum farklıdır. Nominalizm bütün tikellerin kurucu bir özelliği olarak fizikseli görmez. Fakat soyut özelliklerin tümel olabilirliğini de kabul etmez. Örneğin acı duygusu canlılar için ortak bir tümel olamaz. Acı duygusu ancak her tikel canlının kendi özelliği olabilir. O halde bu ne tür bir özelliktir? Bir tür nominalizme göre, acı duygusu bir doğal sınıfa ait olan canlıların ortak özelliğidir. Doğal sınıf nominalizmi[22] bu açıdan temel olarak bilime dayanmalıdır. Örneğin fizik “bütün maddi varlıklar atomlardan oluşmuştur” diyorsa, bu durumda atomlardan oluşan nesneler bir doğal sınıf oluşturur. Doğal sınıf nominalizminin bilimlerin birliğini reddetmek için bir nedeni yoktur. Tersine, onu savunmak, psikoloji gibi tehditkar bir alan konusunda elverişli olacaktır.

 
 


[1] Tim Crane; D. H. Mellor, There is No Question of Physicalism. Mind, New Series, Vol. 99, No. 394. (Apr., 1990), s. 185.

[2] Daniel Stoljar, “Physicalism” içinde Stanford Encyclopedia of Philosophy. http://plato.stanford.edu

[3] Metin Kayaoğlu, Felsefede Marksizmin Sonuşmaz Problemi, Teori ve Politika/5, s. 6

[4] J. D. Trout and Paul Moser, Dictionary of Philosophy of Mind http://www.artsci.wustl.edu/~philos/MindDict/materialism.html

[5] Michael Tye, Naturalism and the Mental. Mind, New Series, Vol. 101, No. 403. (Jul., 1992), s. 421

[6] J. J. C. Smart, Philosophy and Scientific Realism. New York: Humanities Press, 1963, s 65

[7] Tim Crane; D. H. Mellor, a.g.e., s. 185

[8] Tim Crane; D. H. Mellor, a.g.e., s. 206

[9] D. M. Armstrong, Universals an Opinionated Introduction. Colorado: Westview Press, 1989, s. 73

[10] Campbell Crockett, The Confusion over Nominalism. The Journal of Philosophy, Vol. 47, No. 25. (Dec.7, 1950), s. 753

[11] Tim Crane; D. H. Mellor, a.g.e., p 185

[12] D. M. Armstrong, a.g.e., s 14-18

[13] James K. Feibleman, The Range of Dyadic Ontology. The Journal of Philospohy, Vol. 51, No. 4, (Feb. 18, 1954), s. 118

[14] Campbell Crockett, The Confusion over Nominalism. The Journal of Philosophy, Vol. 47, No. 25. (Dec. 7, 1950), s. 755

[15] Campbell Crockett, a.g.e., s. 756

[16] J. C. Smart, a.g.e., s. 88

[17] J. C. Smart, a.g.e., s. 116

[18] J. C. Smart , a.g.e., s. 120

[19]Daniel Stoljar, Nominalism and Intentionality. Noûs, Vol. 30, No. 2. (Jun., 1996), s. 221

[20] Daniel Stoljar, a.g.e., s. 221

[21] Daniel Stoljar, “Physicalism” içinde Stanford Encyclopedia of Philosophy. http://plato.stanford.edu

[22] D. M. Armstrong, a.g.e., s. 14

Okunma 24735 kez

Yorum yapın

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuzdan emin olun. HTML kodları kullanılamaz.