Teori ve Politika'nın 77 - 78. Sayısı kitapçılarda! Abonelik veya sayıları edinmek için 'iletişim' sayfamızdaki bilgilerden iletişime geçebilirsiniz.


Metin Kayaoğlu

Metin Kayaoğlu

Cuma, 22 Temmuz 2016 15:12

Türkiye bir muz cumhuriyetidir

Türkiye, 15 Temmuz’u 16’sına bağlayan geceden itibaren, en erken kalkan askerin darbe yapmaya kalkışmasından değil, nesnel ve kurumsal bütün koşulları hazır olduğu halde, rejim içi de olsa bir türlü esaslı bir dönüşüm yaşayamamasından dolayı açık şekilde bir muz cumhuriyetidir.

Salı, 28 Haziran 2016 09:23

Uygarlık Bahsinden Çıkış

Şu IŞİD nelere kadirmiş! Koca bir sol ve sosyalist dünyanın kendini hangi evrenin bileşeni gördüğünü açık etti. IŞİD sayesinde anlaşıldı; sol ve sosyalistlerin savunduğu, meğer kapitalist uygarlığın ideal değerleriymiş!

Çarşamba, 18 Mayıs 2016 18:32

Kaypakkaya’nın süren yalnızlığı

... sol hareketin yaygın kesimleri özellikle son yıllarda, onu yalnızlıktan kurtarmak istedi, ama bu Kaypakkaya’ya iyilikseverce yaklaşmaktan başka bir şey değildi. Kaypakkaya Kaypakkaya olarak kalamayacaksa kalabalığa karışmasının ne hayrı olabilir!

Hedefler arasında Türkiye halkının da olmasının TAK’ın resmen olmasa da politik açıdan bağlı olduğunu ilan ettiği Kürdistan Özgürlük Hareketinin politik duruşu açısından savunulurluğu söz konusu olamaz. Değerlendirmenin, bir üst-ilke, etik ilke olarak “masum sivillerin zarar görmemesi”ni içermesi gerekmiyor bu yargıya ulaşmak için;” soğuk” bir değerlendirmeyle, sivillerin hedef olması ya da eylemde sivillerin canının marjinal değerinin kritik ölçüde düşük olması Hareketin amacına aykırıdır. 

 

Marx’ın bir sözünden ilhamla söyleyebiliriz: Kürdistan Özgürlük Hareketinin hedefi, onun bugünkü devrimci dinamiğinin kendisidir. Hareket, idealini bugünkü varoluşunda içeriyor.

Hareket, kendi yolunu bir savaş tankı gibi kendi üzerinde taşıyor. Karşısına engel olarak çıkanları yolu yapıyor. Tayyip Erdoğan’ın her bir hamlesi Hareket için üzerinden aşılacak bir yol oluyor.

 

10 Ekim katliamı vicdanımızı kanırtmasın, bu katliamla gerçeğimizin kanırtıldığını anlayalım ve ona göre davranalım sadece. Mazlumlar, mağdurlar, masumlar olmayı reddedelim. Bu tarz, kendine acıyacak, yüce gönüllü başkalarını aramayı içerir.

Kürdistan’ın kentsel yerleşim birimlerinde, yeni bir şeyler oluyor. Yenilik, değil Türkiye’deki ilgililere, henüz Kürdistan Hareketinin öteki bazı bileşenlerine bile anlamlı bir şekilde yansımamış görünüyor. Yeniliğe ilişkin belirtiler, Kürdistan’daki il ya da ilçe statüsündeki bazı küçük kentlerde ve büyük bazı kentlerin varoşlarında çatışmaların sürdüğü ve devletin bildik gaddar operasyonlarını yaptığı şeklinde yansıyabiliyor medyaya…

Tayyip Erdoğan’ın savaş istediği ve PKK’nin bu tuzağa düştüğü, zayıflara özgü tipik bir argümandır: Başını fazla kaldırma, bugünkü halini mumla ararsın! Kürdistan Hareketi, 7 Haziran genel seçimleri konjonktüründe düşmanın savaş isteğine kararlı ve soğukkanlı savaşmama tutumuyla başarılı bir cevap vermiş ve Tayyip Erdoğan’ın hevesini kursağında bırakmıştı.

Salı, 14 Temmuz 2015 07:15

Teo-loji ve Homo-lojinin Ötesinde

 

Gezi Ayaklanmasındaki tarafların ideo-kültürel profili, AKP iktidarının dinselleştirme girişimleri ve Kobane ile IŞİD olguları, solun din ile ilgili manzarasını adeta başa, fabrika ayarlarına döndürdü. Genel olarak sol, sosyalizm ve Marksizmi de katarak, Aydınlanmacı Batı uygarlığının bir bileşeni olarak temayüz etmeye hevesli olduğunu gösterdi. Bu kritik ortamda, din ile ilgili genel akıntıdan ayrı şeyler söylemek, soğuk nazarları göğüslemeye hazır olmaktır.

 

Bugün, 1915’te Ermenilere yapılanın Birleşmiş Milletler’in 1948’de kabul ettiği bir sözleşmede tanımlanan “soykırım” suçunun kapsamına girip girmediği devrimci sol hareketin gündemi olamaz.

Page 2 of 7