Süleyman Yılmaz Bulduruç

... Marksizmin büyük tarihsel geçmişi nerede durulması gerektiğini söylemiyor mu bize? Cevap açık; çıkıntılık etmeden, suyu bulandırmadan ‘büyük insanlığın’ değerleriyle yola devem etmek! Türkiye Solunun, Tayyip Erdoğan karşısında Cumhuriyetçiliği dert etmeden kabul ettiği görülüyor.

Türkiye Devleti varlık-yokluk sınırına hiç bu denli kesin bir çizgide yaklaşmamıştı; her yeni hamle çıkış imkanı yaratmak yerine yeni açmazları beraberinde getiriyor. Siyaset bu noktada kesin bir düğümlenme yaşıyor. Tercih edilen yol, “siyasala karar verici olarak egemen”in (C. Schmitt) öne alınmasıdır. Bu bağlamda, egemenin, egemen olma konumunu yapısal nedenlerle bir türlü yeteri kadar dolduramaması ayrı meseledir.

Cumartesi, 07 Ocak 2017 16:41

Fırtına Sirenleri

... Tayyip devleti şu halde geçmiş politikalarından -özellikle asıl kritik etki olarak yaşadıklarından emin olduğu dış siyasette- esneme gibi duran her adımında aslında esneyememenin köşeli zıt hattına doğru itilmektedir. Çubuğun yerini değiştirmek onu esnek kılmaz!

Cumartesi, 03 Eylül 2016 18:20

Göçüşün Ardından

Devlet bir patlamayla dağılmamış, adeta içi –bir devletin içi olarak tüm kurumsal alan– boşalmış ve en son taşıyıcı direğin çatırtı ile yıkılmasıyla içine göçmüştür. Ezenler cenahı bu çöküşü varlığını devlete bağlamış kesimlerin seferberliği aracılığıyla bir güç gösterisi; ama daha belirgin olarak derlenen tüm devletli kanatların birliği üzerinden bir konsolidasyon manzarası ile yaşıyor.

Pazartesi, 25 Mart 2013 14:08

Ezilenin Politikaya Karışması

Pazartesi, 14 Ocak 2013 04:59

Devrimcinin İlmihali: Neçayev

Perşembe, 10 Ocak 2013 23:52

Felsefeye Karşın Felsefede Olmak

Page 1 of 2