Teori ve Politika'nın 75. Sayısı kitapçılarda! Abonelik veya sayıları edinmek için 'iletişim' sayfamızdaki bilgilerden iletişime geçebilirsiniz.


Yılmaz Sezer

 

 

Yılmaz Sezer

Marks-Engels, tezlerini ampirizm sorunsalı içerisinde mücadele verirken geliştiriyor ve ampirizm sorunsalından, burjuva dünyasından kategorik olarak kopuyorlar. Tarih Felsefesi'nden Tarih Bilimi'ne geçiliyor. Bu kopuş[1] kabul edilmediği takdirde, Marksizmin, 'burjuva dünyasına ait bir kazanım olduğu'na ilişkin tez, ciddi olarak önemini koruyor ve doğruluk kazanıyor.

Yılmaz Sezer

I. "Felsefenin temel sorunu düşüncenin varlık ile ilişkisi sorunudur" diye yazar, Engels: "Filozoflar bu sorunu çözmede iki büyük kampa ayrılırlar; tinin doğaya göre önce gelme özelliğini öne sürenler ve buna göre son aşamada ne cinsten olursa olsun, dünya için bir yaratılmayı kabul edenler idealizm kampını oluştururlar. Ötekiler, doğayı esas öğe sayanlar ise materyalizmin değişik okullarında yer alırlar".[1] Engels onca felsefeleri, nice ünlü filozofları bir çırpıda harcıyor, bir yığın felsefi akımı iki temele indirgiyor: materyalizm ve idealizm. Lenin, bu iki karşıt eğilimin dışında üçüncü bir eğilimin varlığını ileri sürmenin olanaksız olduğunu yazıyor: "Felsefede iki eğilim vardır; materyalist eğilim, idealist eğilim. Bu ikisi arasında bilinemezciliğin çeşitli nüansları bulunur. Felsefede yeni bir görüş açısı bulmak için yapılan boşuna çabalar akıl yoksulluğunu ortaya koyar".[2] Ve daha ileride güzel bir benzetme yapar: "Eğer ikisi arasında katı ve sıvı diye bir kıyaslama yaparsak bu ikisi arasında bir bataklık yer alır".[3]

 

Page 2 of 2