Teori ve Politika'nın 75. Sayısı kitapçılarda! Abonelik veya sayıları edinmek için 'iletişim' sayfamızdaki bilgilerden iletişime geçebilirsiniz.


Orhan Gökdemir

Çarşamba, 18 Nisan 2012 11:09

İktisat ve Marx Ekonomi Politiğin Temelleri

Pazartesi, 09 Nisan 2012 13:31

Tarihin Doğuşu

Pazartesi, 09 Nisan 2012 10:40

Felsefi Aklın Eleştirisi

“Filozoflar bize kendi yaşama biçimlerinden çıkmamış hiçbir şey sunamazlar.”     Goethe

 

Orhan Gökdemir

“Dünya bir akıl düzeni olmalıdır.” 18. yüzyıldan bu yana hem dünyanın yorumunu, hem de bizzat kendisini değişikliğe uğratan “teorik ve pratik” gelişmeleri bu tümce ile özetlemek mümkün. Büyük Fransız Devrimi ve bir anlamda onun “düşünsel karşılığı” olan “Alman İdeolojisi”ni yönlendiren ana ülkü “tanrısal düzen”den “akli düzen”e geçiştir.

Orhan Gökdemir

Felsefenin kaynağı hiç kuşkusuz antik Grek kültürü. Bu nedenle felsefe kavramının etimolojisinin "bilgelik sevgisi" gibi "dünyevi", ya da daha batılı bir deyişle seküler bir anlam taşıması çok şaşırtıcı olmamalı. Eski felsefe, mitolojinin dine dönüşümünün sıcaklığında kuluçkaya yatıyor. Arapların felsefe ile tanışması ise mitolojinin öldüğü ve dinin felsefeyi de içererek yerleştiği bir döneme rastlar. Dolayısıyla Arap kültüründe felsefe, antik Grek kültürüne göre daha "ruhani"dir. Araplar için felsefe artık bilgelik sevgisi değil; "hikmet"tir. Eninde sonunda referansını tanrıya yapar. Dinin egemenliğini kurması ile birlikte felsefe -doğuda ve batıda- dünyevi bir alan olmaktan çıkar ve tanrının buyruğuna girer.