Dergimizin tüm sayılarını https://www.babil.com/yayinevi/teori-ve-politika-dergisi-yayinlari adresinden temin edebilirsiniz.


Metin Kayaoğlu

Metin Kayaoğlu

Salı, 14 Temmuz 2015 07:15

Teo-loji ve Homo-lojinin Ötesinde

 

Gezi Ayaklanmasındaki tarafların ideo-kültürel profili, AKP iktidarının dinselleştirme girişimleri ve Kobane ile IŞİD olguları, solun din ile ilgili manzarasını adeta başa, fabrika ayarlarına döndürdü. Genel olarak sol, sosyalizm ve Marksizmi de katarak, Aydınlanmacı Batı uygarlığının bir bileşeni olarak temayüz etmeye hevesli olduğunu gösterdi. Bu kritik ortamda, din ile ilgili genel akıntıdan ayrı şeyler söylemek, soğuk nazarları göğüslemeye hazır olmaktır.

 

Bugün, 1915’te Ermenilere yapılanın Birleşmiş Milletler’in 1948’de kabul ettiği bir sözleşmede tanımlanan “soykırım” suçunun kapsamına girip girmediği devrimci sol hareketin gündemi olamaz.

Tayyip Erdoğan, TC’nin kurumsal Kemalist varlığına takılıp kalmaya dua etsin, aşağıya, tarihin çöplüğüne düşebilir! Dilek, bu düşman figürün çöplüğe ezilenlerin devrimci tekmesiyle atılmasıdır. Ama bu işi, “tarihin bilinçsiz aletleri” de yapsa, hayırlı olacak! 

 

Cuma, 20 Şubat 2015 11:45

Laiklik Moda Günlerinde…

İlkeci laikler, burjuvazinin laikliğinden söz ederken sınırlardan, eksiklerden söz etmeyi pek seviyorlar. Böylece kendilerine sınırsız, eksiksiz laiklik kalıyor. Pek güzel ve başarılı bir akıl yürütme örneği! 

Perşembe, 19 Şubat 2015 20:06

İlkeci Laikler ve Konjonktürel Laikler

Laiklik tartışması, depremlerin dünyayı boynuzları arasında taşıyan öküzün hareketiyle olduğu tartışmasına benziyor git gide… Öküzün neyin üzerinde durduğu sorusuna sıra gelmiyor bir türlü. Hatta, görüşler, aslında öküzün, boynuzları arasında tuttuğu dünyaya dayandığını ileri sürmeye kadar götürülüyor.

Devletin, din adına saldırısına uğrayan Alevi’yle birlikte laikiz.

Devletin, “dindar kuşaklar” yaratma gerekçesiyle zorunlu devlet-dini dersi saldırısı altındaki öğrenciyle birlikte laikiz.

Ama...

Çarşamba, 04 Şubat 2015 08:41

İslama Devrimcilik Haram mı?

 

Marksizmin ideolojik ayıraçlarını güncellemek

Marksizmin tazelenmiş bir ideolojik hegemonya mücadelesi vermesi gereken günlerdeyiz. İdeolojik, çünkü, Marksist politik akımların kısa sürede politika dolayımıyla hegemonya kuracağına ilişkin belirtiler görünmüyor. Ayrıca, Marksizm alanı, liberalizmin yeni ve yaygın bir istilasına uğramış bulunuyor. İstila, sadece yabancının rızamız hilafına alanımıza girmesiyle gerçekleşmiyor, kale kapılarımız içeriden de açılıyor ve liberal ideolojik güçler davet ediliyor.

 

Marksizm adıyla andığımız bu “yapı”nın, Batı uygarlığının –ve gelmiş geçmiş ezenler uygarlığının- en büyük teorik ve politik reddini gerçekleştirmiş bir niteliği olduğu kanaatindekiler için IŞİD’in yaygın ideolojik eleştirisi paylaşılamaz.

Efsaneye göre, Cengiz Han avcunda bir kan pıhtısıyla doğmuştur. Bu, dünyanın başına musallat edilmiş bir "barbar" bela olacağının da işaretidir "uygarlık"ın yazıcılarına göre. Ama bu pıhtıda bir cihangirin muştusunu görenler de vardı. Nereden baktığınıza bağlı.

Mao adlı kitabın konusu olan Mao Ze-dung'un da, nereden bakıldığına şiddetle bağlı bir niteliği var. Karşı taraftaysanız kesin bir tepkiyle reddetmek durumunda kalıyorsunuz; bu taraftaysanız kesin bir şekilde özdeşleşmek...

 

IŞİD’le ideolojik mücadelenin ekseni

 

Genel olarak çağdaş sosyalist hareketin modernitenin devamı ve tamamlayıcısı olduğu kabul edilir. Sosyalizmin içinde yer aldığı kadarıyla Marksizmin de bu bağlamda ele alınmasına itiraz edilmez. IŞİD örneğinde sosyalizmin bu niteliğinin bir kez daha canlandığı izlendi. Bu çalışmada, Marksizmin tayin edici bir iç sorunu olan bu mesele ele alınmakta ve Marksizmin, kapitalist Batı uygarlığının tamamlayıcı ve ilerletici evladı olduğu anlayışının bu “yapı”yı gereksiz bir hale getireceği bir kez daha vurgulanmaktadır.

 

 

Page 3 of 7