Dergimizin tüm sayılarını https://www.babil.com/yayinevi/teori-ve-politika-dergisi-yayinlari adresinden temin edebilirsiniz.


Bu Alıntı Sokal & Bricmont'tan mı Yoksa Lenin'den mi?

Yazan

http://reverent.org/sokalenin.html

Bu Alıntı Sokal & Bricmont'tan mı

Yoksa Lenin'den mi?

Mikhail Simkin

Çeviri: Sina Güneyli

Sıradan, askeri savaşlardan farklı olarak Epistemolojik Savaş Alanında yürütülen Bilim Savaşlarının da olduğu bir gerçektir. Bu tür savaşlardan birisi sırasında, New York Üniversitesinde Fizikçi olan Alan Sokal "Social Text" dergisinde bir araştırma makalesi yayınlamış ve bu makalenin bir şaka olduğunu açıklamıştır. Bu yaklaşım tarzı, Sokal'a tüm bir Kültürel Çalışmalar bilimsel disiplinine cepheden saldırı gerçekleştirmek için mükemmel bir konum sağlamıştır. Belçikalı Fizikçi Jean Bricmont ile kuvvetlerini birleştirmişler ve birlikte Son Moda Saçmalar (Fashionable Nonsense) kitabını yazmışlardır, The Guardian'a göre bu kitap "modern Fransız Felsefesinin eskilerden kalma çer çöp içerdiğini" göstermiştir. Sokal ve Bricmont bu kitapta dile getirdikleri felsefi görüşlerin Lenin'inkilerle özdeş olduğunun çok az farkındaydılar.

Aşağıdaki her pasaj Sokal & Bricmont'un Son Moda Saçmalar veya Lenin'in Materyalizm ve Ampiryo-Kritisizm kitabından alınmıştır. Her alıntıyı okuduktan sonra yazarını seçiniz.

Duyum, bu durumda, "töz" olmaksızın, yani düşünce beyin olmaksızın var olur! Bu beyinsiz felsefeyi savunma kapasitesinde olan filozoflar gerçekten var mıdır? Vardır! ... Ve biz, normal bir insanın ciddiye alması zor olmakla birlikte, bu savunmayı düşünmek üzere bir süre durmalıyız.


1  - o Lenin        o Sokal & Bricmont

Profesörce felsefe tarafından yanlış yönlendirilmemiş her bilim adamı için ... duyum gerçekte bilinç ve dış dünya arasındaki doğrudan bağlantıdır; duyum, dış uyarım enerjisinin bir bilinçlilik durumuna dönüşümüdür. Bu dönüşüm her birimiz tarafından her alanda milyonlarca kez gözlenmiştir ve gözlenmektedir.

2   - o Lenin       o Sokal & Bricmont

Duyumlarımızın (özellikle nahoş olanların) kalıcılığını açıklamanın en doğal yolu, bunlara bilincimiz dışındaki ajanların neden olduğunu varsaymaktır.

3   - o Lenin       o Sokal & Bricmont

Çıplak rölativizmin bakış açısından her türlü safsata doğrulanabilir; Napolyon'un 5 Mayıs 1821'de ölüp ölmediği "koşula bağlı" olarak değerlendirilebilir...

4   - o Lenin       o Sokal & Bricmont

Açıktır ki, rölativizm, var olan toplumsal düzenin bir eleştirisini üzerine inşa etmek için son derece zayıf bir temeldir.

5   - o Lenin       o Sokal & Bricmont

Politik ve ekonomik gücü ellerinde bulunduranlar, son derece doğal olarak, bilim ve teknolojiye bu şekilde saldırılmasını tercih edeceklerdir, çünkü bu saldırılar bunların kendi güçlerinin dayandığı şiddet ilişkilerinin gizli kalmasına yardım etmektedirler.

6   - o Lenin       o Sokal & Bricmont

Hume'cu şüpheciliğin evrenselliği aynı zamanda onun zayıflığıdır. Kuşkusuz, o çürütülemezdir. Fakat, hiç kimse ... sıradan bilgi konusunda sistematik olarak şüpheci olmadığından, bu alanda şüpheciliğin niçin reddedilmekte olduğu, ancak başka yerlere, örneğin, bilimsel bilgiye uygulandığında şüpheciliğin niçin geçerli olacağı sorusu sorulmalıdır.

7   - o Lenin        o Sokal & Bricmont

Fenomen ile kendinde-şey arasında kesinlikle ilkesel bir fark yoktur, ve böyle bir farklılık olamaz. Tek fark, bilinen ve henüz bilinmeyen arasındaki farktır. Ve, biri ve diğeri arasındaki özgül sınırlara yönelik felsefi icatlar, kendinde- şeyin fenomenin "ötesinde" olduğunu ima eden icatlar (Kant), veya felsefi bir kopuşla şu ya da bu parçası halen bilinmeyen fakat dışımızda var olan bir dünya probleminden kendimizi kurtarabileceğimiz ve kurtarmamız gerektiği (Hume) -bütün bunlar saçmalığın daniskasıdır...

8   - o Lenin       o Sokal & Bricmont

Eğer gerçeklik sadece insan deneyiminin örgütleyici bir biçimi ise, bu durumda, örneğin, Katolikliğin öğretileri de gerçektir. Çünkü, Katolikliğin "insan deneyiminin örgütleyici bir biçimi" olduğunda en küçük bir kuşku yoktur.

9   - o Lenin       o Sokal & Bricmont

Benzer bir belirsizlik bunların rasyonalite tartışmasını sakatlamaktadır: "Rölativist için bazı standartların veya inançların, sadece yerel olarak bu şekilde olduğu kabul edilenlerden farklı olarak gerçekten rasyonel olduğu fikrine yüklenen hiçbir anlam yoktur." Yine, bu tam olarak ne anlama gelmektedir? Dünyanın (yaklaşık olarak) yuvarlak olduğuna inanmak "gerçekten rasyonel" değil midir...? Bu sadece "yerel olarak kabul edilmiş" bir inanç mıdır?

10   - o Lenin o Sokal & Bricmont

... eğer rasyonalite sadece tümdengelimsel mantıktan ibaret olsaydı - bu, Güneşin yarın doğacağına inanmak için hiçbir iyi neden olmadığı, ve yine de hiç kimsenin Güneşin doğmamasını "gerçekten" beklemediği anlamına da gelecekti.

11  - o Lenin o Sokal & Bricmont

Madde yok oldu, diye anlatıyorlar, bundan epistemolojik sonuçlar çıkarmak istiyorlar. Fakat, biz soruyoruz - düşünce duruyor mu? Eğer durmuyorsa, eğer maddenin yok oluşuyla düşünce de yok olduysa, eğer beyin ve sinir sisteminin yok oluşuyla fikirler ve duyumlar da yok olduysa - bu durumda her şeyin yok olduğu sonucu çıkar. Ve sizin iddianız bir "düşünce" (veya düşünce yetersizliği) örneği olarak yok olmuştur!

12   - o Lenin o Sokal & Bricmont

Cevaplar: 1. Lenin, 2. Lenin, 3. Sokal & Bricmont, 4. Lenin, 5. Sokal & Bricmont, 6. Sokal & Bricmont, 7. Sokal & Bricmont, 8. Lenin, 9. Lenin, 10. Sokal & Bricmont, 11. Sokal & Bricmont, 12. Lenin.

 

 

Okunma 87 kez

Yorum yapın

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuzdan emin olun. HTML kodları kullanılamaz.